Pencereden sızan güneş direk göz kapaklarıma geliyordu. Gözlerim açılmamak biraz daha uyumak için savaşıyor gibiydi. Ama güneş bu savaşı zorlaştırıyordu. Aslında uyumayı seven birisi değilimdir. Oda çok aydınlıktı. Perdeler açılmış ve oda bir çiçek gibi kokuyordu. Hayır, bu çiçek kokusu başucumdaki çiçekten geliyormuş. Bir dakika bu çiçekte neyin nesi? Nerden gelmişti acaba? Ya da kim koymuştu. Aklımın bir ucundan Jimmy geçti. O koymuş olabilir miydi? Olanaksız değildi ama niye o koysun ki. Hem de daha ilk günden. Kafamı yastıktan kaldırıp etrafa baktım. Jimmy yatağını topluyordu. Daha doğrusu toplamaya çalışıyordu. Yatağın bir yerini yaparken başka bir yerini bozuyor sonra orayı düzeltiyim derken başka bir yerini daha bozuyordu ama vazgeçmiyordu. Ama bu inadın sonu gelmek bilmiyordu. Kendimi tutamadım ve gülmeye başladım. Sesimi duyunca bana bakıp gülümsedi. Yüzü şimdi 5 yaşlarındaki bir çocuğun yardım isteyen yüzüne benziyordu. ‘’günaydın!’’dedi yala gözleri bana bakıyordu. ‘’uyandığını duymadım. Şey ben biraz yani ben…’’ sözünü tamamlayamadı ve gözünü devirdi. ‘’günaydın’’ hala gülüyordum çünkü yüzü şimdi daha inatçıydı. ‘’niye bu kadar çaba harcıyorsun ki? Kimse senin yatağını kontrol etmeyecek öyle değil mi?’’ yatağımdan kalktım ve çiçeği elime aldım. Biraz inceledikten sonra dolabımın üstüne bıraktım. ‘’hayır, ama sen görüyorsun. Yani sen değil de bir erkek olsaydı toplamaya bile çalışmazdım ama kızlar böyle dağınıklığı sevmez. Yani en azından ben öyle düşünüyorum’’ güldüm ve ona karşılık verebilmek için arkamı döndüm ve yatağa baktım. ‘’evet, kızlar dağınıklığı sevmez. Ama besbelli beceremiyorsun. Yani şey alınma lütfen. Yardım ister misin?’’ Yüzünde bir gülümseme belirdi. Sanki zor bir görevden paçayı yırtmış gibi sevindi. Aslında daha demin ki manzarada gerçekten saatlerini alacağına bahse girebilirim. Yatağa doğru yürüdüm. Ama dikkatsizlik yüzünden ayağımın altındaki halıya takılıp tamda jimmy’nin kucağına düştüm. Ben düşünce oda benimle beraber yatağa düştü. Hemen toparlanmaya çalıştım. Ama yapamadım çünkü tam kalktım ki bu seferde onun ayağına takılıp onunla beraber yere düştüm. Üstümdeydi. Ona bakmamaya çalışıyordum. Onun kalkmasını bekledim ve bende kalktım sonra bu sefer düşmemek üzere son kontrolleri yaptım. Onun yatağını düzelttim ve yatağımın başına gidip telefonumu aldım. Utancımdan kaçmak için birini aramak kadar basit bir bahane olamaz ama umurumda değildi. Kapının önüne çıktım. Ve telefonunun rehberinden arkadaşım belanın numarasını buldum tam arayacaktım ki. Konuşmalara ve gülüşmelere kulak misafiri oldum. Benden ve kılığımdan bahsediyorlardı. Aman tanrım! Pijamalarımla çıkmıştım dışarıya. Bu olabilecek en kötü rezilliklerden biri. Nasıl bir güne böyle başlanılır. Sakarlık, dikkatsizlik ve unutkanlık. Sırada ne var çok merak ediyorum. Hemen kendimi içeriye attım ve Jimmy’e baktım. Gülüyordu. ‘’ tamam, eğlence bitti artık gülme.’’ Hemen elbiselerimi alıp banyoya koştum başka bir rezillik olmadan bu gün bir biterse sevinirdim. Üstümü giyinip banyodan çıktığımda Jimmy çoktan gitmişti. Bir eksiklik olduğunu hissettim ve üstümü taradım. Saat, saatimi takmadım. O kadar büyük bir eksiklik değildi endişelenmek gereksizdi saatimi kısa bir arayıştan sonra buldum. OLAMAZ! Geç kaldım. Bir bu eksikti. Koşarak odadan sonra yurttan çıktım. Etraf çok sakindi. Sanırım derse başlamışlardı. Koşarak okul binasına girdim ve sınıfın önünde durdum. Derin bir nefes aldım ve kapıyı tıklatarak girdim. Kapının açılmasıyla herkes bana baktı öğretmende dâhil. Sanırım kızarıyordum. Öğretmen rehber öğretmeniydi. Doğru ya tanışma günü unutmuşum. Öğretmene mazeretimi söylemek için adım attım ama benim yerime geçmemi ve önemli olmadığını söyledi. Şaşırmıştım. Derse geç gelmiştim ama önemi yoktu. Herkes teker teker kalkıp kendini tanıttı. Sınıftaki öğrenciler bitti ve yurt başkanları ve yanlarında yardım amaçlı gönüllüler geldi. 1. yurt başkanı amanda yanında 2 kızla geldi. Amanda yeşil gözlü ve turuncuya dönen kızıl saçlarını dağınık bırakmıştı. Yüzü açık tenliydi. Sanki bir bibloydu. Forma ona cup oturuyordu. Bütün hatlarını görebiliyordum. Diğer iki kızdan biri sarışın ve mavi gözlüydü. Saçları atkuyruğu yapılmış ve belinin biraz altına kadar uzundu. Amanda’dan daha güzel değildi ama oda çok güzeldi. Diğer kızın saçları siyah ve aralarında yeşil, mavi renk saçlar vardı. Dümdüz ve uzundu. Gözleri gri gibiydi. Hepsinin boyları aynıydı. Ve amanda en önde duruyordu. Kendini sonra yurdundaki diğer kişilerin kısa kısa anlattı. Sonra Jimmy girdi içeriye amanda’da çıktı. Jimmy’nin yanında sadece bir kişi vardı. Siyah saçlı, kahverengi gözlü bir çocuk. Oda kısa kısa anlattı ve çıktı. 3. 4. ve 5.yurt başkanları da geldi. Bu tanışma sonrası serbest bırakıldık. Yurda doğru dönüyordum ki bir bağrış duydum. Arkamı döndüm ve bir çocuk bana çarptı. Ben çarpışmanın etkisiyle çamur olmuş toprağa düştüm. Saçlarım, formam, çantam ve elimdeki kitap ve defterlerim tamamen çamurla kaplandı. Çocuğa doğru bağırmak istedim ama çoktan gitmişti. Doğrulmaya çalıştım ve tekrar düştüm. Bir el beni kaldırdı. Olamaz o jimmy’di. Onunla çok fazla karşılaşıyorduk. Artık bundan sıkılmaya başlamıştım. Çamurlu hafimi biraz olsun düzeltmeye çalıştım ama elimi koyduğum her yer daha da fazla çamur oluyordu. Ağlamak ve sızlanmak istiyordum. Herkes görmüştü. Çamur kız demeye başlamışlardı bile. Koşmak için adımımı attım ve kaydım. Biri beni tutuyordu. Arkamı döndüm bu Jimmy değildi. Başka bir çocuktu bizim sınıftaydı adı da jack olmalıydı. ‘’dikkat et çamur kız’’ utancımdan yerin dibine girmek istedim. ‘’pardon sadece şakaydı. Bu laflar için endişe etme çabuk unutulur.’’ Çok tatlıydı. Yeşil gözlü ve bronz saçlıydı. Güneş gözlerini daha da parlatıyordu. Gözlerine baktıkça kayboluyordum. –kendini toparla yeterince rezil oldun- ‘’şey bilemiyorum. Bu 4 oldu yani rezil 4. hareketim. Ama 2sini sadece Jimmy gördü’’ rahatlamış gibi değildim. En sonunda kendimi odamda buldum. Hemen banyoya gidim üstümü iyice temizledim. Saçlarımı düzleştirdim ve büyük yut salonuna gittim. Herkes bana bakıyordu. OLAMAZ acaba yine ne unutmuştum. Yoksa üstümü giymemiş miydim? Kendime korku içinde baktı ama bir şey yoktu beni tekrar rezil edecek hiçbir şey yoktu. Öyleyse bana neden bakıyorlardı? bir daha ki bölüm yorumlardan sonra
Mod
Yaş: 14
Kayıt tarihi: 02/12/08
Mesaj Sayısı: 729
Nerden: mutlu insanlar diyarından
Aktiflik Puanı:1729
Konu: Geri: OkUl MaCeRaLaRı ^^3. bölüm:felaket^^ Paz Mart 01, 2009 1:24 pm
yine çok güzel bir bölüm koymuşsun devamını bekliyorum _________________ Eski baş_belası_cadı'nın şimdi yeni Büşi'niz ☺☻Eп βϋγϋκ Ġαłαтαѕαrαγ☻☺
Yaş: 14
Kayıt tarihi: 31/01/09
Mesaj Sayısı: 52
Nerden:
Aktiflik Puanı:152
Konu: Geri: OkUl MaCeRaLaRı ^^3. bölüm:felaket^^ Ptsi Mart 16, 2009 5:17 pm
tmm en yakın zamanda 4. bölüm geliyor belki 4. bölüm resimli olur
Mod
Yaş: 16
Kayıt tarihi: 04/12/08
Mesaj Sayısı: 430
Nerden:
Aktiflik Puanı:1430
Konu: Geri: OkUl MaCeRaLaRı ^^3. bölüm:felaket^^ Ptsi Mart 16, 2009 6:03 pm
Resimli fikri ilginç.Güzel olcağına eminim en yakın zamanda 4. bölümü bekliyoruz... _________________