GencForum


AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  İstatistikLer  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

..:::Korku Etütü:::..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Sayfaya git : 1, 2, 3, 4  Sonraki
Yazar Mesaj
öcCcü-böcCcü

Mod
Mod
avatar


Yaş : 23 Kayıt tarihi : 04/12/08 Mesaj Sayısı : 430 Nerden :
Kişisel İLeti :
ஐ◄███▓▒░░ σ∂αмıη нαуαℓєтιѕιη ѕєѕѕιzℓιğιηє αşığıм ░░▒▓███►ஐ
Aktiflik Puanı:1430
MesajKonu: ..:::Korku Etütü:::.. Cuma Ara. 05, 2008 9:46 am

Birkaç arkadaşımızın da bildiği gibi bi başka sitede senaryo yazıyordum.Senaryoma artık buradan devam edicem.Tabi beğenirseniz Smile
Bu geçmiş bölümleri.Yeni bölümüde yakında koyarım...



Alıntı :

Çok sevdiğim cinayet romanlarımla gelişen hayal gücüm beni böyle bi senaryo yazmaya itti.Yazdığım aşk senaryosu tutmadı.Buda benim aşk senaryosunu becermediğimi gösteriyor.Dedim ki acaba korku yazsam tutar m?İnşallah tutar diyorum ve aklımın yettiğince yazmak için kollarımı sıvıyorum.Bu yolda bana destek verirseniz sevinirim.


[size=medium]Aynı sitede oturuyor aileleri birbirlerini tanıyordu.Çocukları hakkında kararları hep birlikte verirlerdi.Bu yüzden hep aynı okullarda okumuş,aynı dershanelere gitmiş,aynı özel dersleri almış, vs vs.Birbirlerini görmeden bir günleri geçmezdi.Taki ÖSS sonucu açıklanana kadar.Sonuçları birbirlerinden kötüydü.Aileler konseyi toplanmış karar alınmıştı.Ev hapsi.Ama bu onları durdurmadı.O akşam kaçtılar ve maalesef ki yakalandılar.Aileler konseyi yine toplandı ve yine karar alındı..İletişimden uzak olcaklardı.Herşeyleri hazırlanmıştı.İşte asıl hikaye burda başlıyordu.Onları bir nevi ders saati olacak Şehirden çok uzaktaki orman evinde tutucaklardı.Hesapta olmayan yaşayacakları korkuda bu dersin etütüdür belki de......[/size]



[size=large]GÜLŞEN[/size]

Manken olmak istiyordu.O akşam kendi deyimiyle hayatının fırsatı olan bir defilede çıkmak için evden kaçmıştı.Hüsranlı sonu sahneye çıkamadan ailesinin gelmesiydi.Her ne kadar manken olmak istesede esasında çok sert biridir.



[size=large]MELİS[/size]

Hedefi şarkıcılıktı.Bi barda ailesinden gizli şarkı söylüyordu.Kaçış nedeni ise o akşam barda kendisini bir prodüktörün dinleyecek olmasıydı.Şarkısını söyleyebilmişti ama sonucu öğrenemeden ailesi götürmüştü.Gerektiğinden fazla sessizdir.




[size=large]NAZ[/size]
Arkeolog olmak istiyordu ama kazanamamıştı.Karşısında kendisi için çok güzel bi fırsat vardı .Bi kazıda izleme hakkı kazanmıştı.Ama ne var ki ailesi avukat olmasını istiyordu.Kaçış gecesinde otobüse binerken yakalandı.Telefon manyağıdır ama ailesinin aldığı karala elinden düşürmediği telefonundan ayrılmak zorunda kalıcak.





[size=large]BERKER[/size]
Hız tutkunudur.Tercihi otomobilden yana.Kaçış gecesinde ilk kez gerçek bir yarışta yer alıcaktı.Yarış başlamadan o da ailesine yakalandı.Üniversiteye gitmek istemiyordu .Tek derdi ünlü bir ‘’drift kralı’’ olmaktı.Ailesinin tıp hayali boşunaydı.Alacakları bu cezaylada çok sevdiği ,19 yaşında olmasına rağmen sürekli oynadığı bilgisayar oyunu ‘’Need For Speed’’ten de vazgeçmek zorunda kalacak.Farkında olmadığı bi yeteneğini zamanla fark edicek.


[size=large]BARIŞ[/size]

Berker’den bulaşmış bir huy olarak oda hız tutkunudur.Ama onun tercihi motordan yanadır.O da kaçış gecesinde yarışa başlamadan yakalanmıştır.Bu onunda çıktığı ilk gerçek yarış olacaktı.Ailesi her ne kadar işletme okumasını istesede onun üniversiteye gitmeye hiç niyeti yoktu.Ünlü bir motorcu olmak tek hayaliydi.


[size=large]GÖKHAN[/size]

Hayali ünlü bir dansçı olmaktı.O akşam yapılacak bir dans yarışması için seçmelere katılmaya gitmişti ve seçilmiştide.dışarıya çıktığında onu bir süpriz bekliyordu.Ailesi...Sonu malum ceza oldu.O koservatuvar okumak isterken ailesi siyasete atılmasını istiyordu.Babasının milletvekili olması bu işteki başlıca etken.






1. BÖLÜM

Annesi babası kapıdaydı.Vedalaşmayı bekliyorlardı ama Melis yine suskunluğunu koruyor sessizce yola bakarak Berker’i bekliyordu.

Buket: Kızım bak bu senin iyiliğin için.

Melis: Ne iyiliği ya çocuk mu kandırıyosunuz.19 yaşındayım ben.Bunun farkına varabilecek zekam da var.Hayatımın fırsatıydı ya.Belkide beğenicekti sesimi.Albüm bile çıkarıcaktım.Şimdi noluyo;Buket hanım ve Ahmet beyin istekleri doğrultusunda kampa gidiyoruz.

Buket: Kamp deil.Sadece siz olucaksınız .Koskoca ev.Irmak da var evin önünde.Sen seversin yüzmeyi.Ne güzel işte.

Melis: Gitarımı istiyorum.

Ahmet: Asla!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------_

Ön kaputun üstüne oturmuş bekliyordu.Ağzında sakız,Gözünde güneş gözlükleri yine o umursamaz tavrını takınmıştı.

Mustafa: Berker!

Yavaşça gözlüğü yukarı kaldırdı ve umursamaz bir şekilde babasına baktı.

Mustafa: Arabayla gitmene izin verdik diye oralarda hıza devam etme.Benzin yok ,para yok.Benzini bitirirsen orda öylece kalırsın.İhtiyacın olduğunda gelemezsin.Telefon da yok, bilgisayarda.

Yine yavaşça kafasını yana çevirdi ve sakızı çiğnemeye devam etti.Nilgün hanımın gönlü elvermesede oğlunun iyiliği için bunu yapmak zorundaydı.

Nilgün: Hadi oğlum vedalaşalım da git ,bekletme kızı.

Berker ayağa kalktı.Kapıya yöneldi.Hizmetçinin elindeki valizi alıp bagaja koydu.

Berker: Ben Melis’i bekletmiyim.Kendinize iyi bakın.

Nilgün: Berker

Dönüp bakmadan arabaya bindi ve yola çıktı.

-------------------------------------------------------------------------------------_

Naz: Ya nolur telefonu aliym ya.Başka bişey istemiyorum .Tamam çok çalışcam ama lütfen telefonu veerinnn..

Mehmet: Telefon yok.Size iletişim aracı olarak sadece televizyon var artık.Elinizdekinin kıymetini bilmiyorsunuz.

Naz: Ya baba tamam bilicem bundan sonra lütfen ya.

Bu sırada Pervin hanım geldi ve kızına sıkı sıkı sarıldı.Hadi kızım çık kapının önüne arkadaşın geldiyse bekletme.

Naz: Öfff yaaa.

----------------------------------------------------------------------------------------_

Eşyaları hizmetçiler yerleştiriyorlardı.Barış’sa oturmuş televizyon izliyordu.

Barış: Ya peder(babasına bu sözü kullanır) boşuna taşıtma gitmicem ben.

Hakan: Gidiceksin.Hatta şimdi yola çıkıyorsun.

Barış: Gitmiyorum,gitmicemde.

Hakan: Gitmezsen motorun yüzünü rüyana görürsün.

Barış: Ne!!!

Hakan: Şimdi gidersin.Çalışır gelirsin.Sonra motorla istediğini yapabilirsin.

Barış: Tamam gidiyorum.

Bir anda ayağa kalktı çünkü biliyordu ki babası dediğini yapar asla yalan söylemez,kandırarak birşeyler yaptırmaya çalışmazdı.Gitmezsede birdaha motor yüzü görmeyeceğini de biliyordu.

Barış: Şey.. Babaa! Motorumla gidebilir miyim?

Hakan: Hayır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------_

Harun: Gülşen bu kadar eşyayı ne yapacaksın?Alt tarafı iki ay,sonra burada dershaneye başlayacaksınız.

Gülşen: Öff ya kıyafetlerimi bari bırakında ben seçeyim.

Pınar: Tamam kızım,bişey demedik,hadi kendine iyi bak,Barış’ta geldi işte.

Annesine ,babasına sıkıca sarıldı ve arabaya bindi.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------_

Gülcan:Müzik setinden babanın haberi olmayacak ona göre.

Gökhan: Tamam tamam.

Ali: Neyden haberim olmayacak.?

Gökhan: Hiç işte öle.Hadi kendinize iyi bakın ben kaçtım.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------_

Buket: Hadi Melis,geldi çocuk vedalaşalım.

Melis: Ben bekletmiyim.

Annesine babasına sarılmadan bindi arabaya.

Berker: Naber?

Melis: Kötü sen?

Berker. Aynen.

Bir süre gittiler.

Melis: Sağdan döncemizi sanıyordum.

Berker: Salağa mı benziyorum sence.

Torpidoyu açtı.Orda bir miktar para vardı.

Berker: Bi depo benzinle kalcamı sanıyorlar şimdi.

Melis: Ohaaa.Kaç var orda?

Berker: Bilmem 800 falan.

Melis: Hepsine benzin mi alıcaksın?

Berker: Tabikide.

Melis: Saçmalama.

Berker: Alıyorum bile.

Petrole gelmişlerdi.Bu sırada Melis Berker’e yalvarmaktaydı kendisine gitar alması için.

Berker: Ya kızım saçmalama be bi gitar kaç para, ben ona kaç litre benzin alırım biliyon mu?

Melis yalvar yakar ikna etti.Ucuz bi gitar alıcaklardı.İknasıda tehdit sayesinde olmuştu.Bu sırada yola takıldı gözleri.5-6 yaşlarında bi kız çocuğu annesinin elinden tutmuş karşıya geçmek için bekliyordu.Saçları sarı,kıvır kıvırdı.Üzerinde beyaz bir elibise vardı ve o kadar kalabalığın içinde kolayca dikkat çekiyordu.

Berker: Çok şeker ya şuna bak.

Melis: Evettt.

Kırmızı yanmış, arabalar durmuştu.Küçük kız annesinin elini bırakıp yola yürüdü.Aradan sadece saniyeler geçmişti.Ama bu saniyeler hayattan o kadar şeyi götürmüştü ki.Yola bakıp kalmışlardı.Küçük kız öylece yatıyordu yerde.Ama vücudu tek parça halinde değildi.Bir kolu kopmuş ,kanlar içinde kızdan bir kaç metre uzaktaydı.Acı çekmiyordu çünkü çoktan ölmüştü.Boynundan kanlar fışkırıyordu.Aşırı hız yapan iki araba,belli ki yarışıyorlardı,önce biri daha sonra diğeri kızın üzerinden geçmişti ve geride bi et yığını bırakmıştı.Arabayla sürüklendiği için yüzü belli bile değildi.Gözünün biri dışına çıkmıştı.Sarı saçları artık kırmızı bir göldü.

Melis: Hadi gidelim.Çabukk

Berker birşey söyleyemedi.Arabaya bindiler.Sesi çıkmıyordu.Bir müzik marketin önünde durdu ve Melis’in gitarını aldı.Melis sevinçten boynuna atladığında bile tepki vermiyordu.Melis’inse söyleyecek bişeyi yoktu .Bu durumda ne diyebilirdi ki.Bi konu bulmalıydı.

Melis:Barışlar varmış mıdır eve?

Berker: Yok,bekleyeceklerdi.

Sustu ve yine birşey söylemedi .Arabayı çok yavaş sürüyordu.

Melis: Sen böyle yavaş sürmezdin.

Pot kırdığını şimdi anlamıştı.

Melis: Şey,pardon.

Hayatında ilk defa hızdan korkmuştu ama bu korku şehir dışına çıkana kadar sürdü.Barış’la Gökhan geride kalmıştı bile.Zaten Barış’ın uzmanlık alanı motordu.Birbirlerinden bihayli uzaklaşmışlardı.Yolun ortasında birşey görünce yavaşladı.

Melis: O ne öyle ya?

Berker: Bilmem.

İyice yavaşladı ve durdu.Gördükleri şeyin yanına vardıklarında çok şaşırmışlardı.Yolun bir ucundan bir ucuna varacak şekilde ,yarım metre eninde ,şerit halinde kan vardı.Garip tarafı kanın ucundada küçük bir kedi.Karnı yarılmış ve bağırsakları dışındaydı.Gözleri yoktu.Yerinde kan doluydu.Vücudunda jiletle kesilmiş gibi görünen yarıklar vardı ve burdan akan kanlar kedinin bembeyaz tüylerini kırmızıya boyamıştı.Yolun kedinin olduğu tarafı ağaçlarla kaplıydı.Diğer taraf ise dağ.Kedinin arkasında kurumuş yapraklar toprağın üzerini kapatıyordu.O tarafa doğru baktıklarında asıl dehşet sahnesiyle karşılaştılar.Melis çığlık atmamak için kendisini zor tutuyordu.....








_________________