GencForum


AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  İstatistikLer  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

>MüZiK nEdiR<

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
iso2007

Mod
Mod
avatar


Yaş : 22 Kayıt tarihi : 06/12/08 Mesaj Sayısı : 536 Nerden :
Kişisel İLeti :
Fa[bi]sRa
Aktiflik Puanı:1536
MesajKonu: >MüZiK nEdiR< Paz Ara. 28, 2008 2:40 pm

Müzik seslerle üretilen bir sanattırmüziği üretenlerde müzisyenlerdir. İnsanlar yaşadıkları toplumlarda ve alanlarda seslerle etkileşim içerisinde bulunurlar ve yaşadıkları olaylar gerek sosyal gerekse piskolojik açıdan insanlar üzerinde kişilikler oluşturur.Bu kişilikler ile bireylerin algıları yan yana geldiği zaman bir yaşam tarzı oluşmaktadır.Bireyler algılarınıkişiliklerinidüşüncelerini ve tarzlarını birleştirerek sesler yardımıyla kendilerini ifade edecekleri müzikler yaratırlar.Bu kişiler müzisyenlerdir.Müzisyenler genellikle algıları ve refleksleri gelişmiş insanlardır. Yarattıkları yapıtlarla bir olguyu veya bir düşünceyi ortaya koymak isterler.Müzisyen insanların maneviyatları güçlüdüronların kendilerinin yarattıkları hayatlarıanlayışları vardır.İnsanların sesleri kullanarak ifade ettikleri bu olguya müzikal anlatım denir.İnsanların kullandıkları bu ifadeler sonuç olarak bir lisandır ve haklı olarak bu lisanında kuralları ve uslubu vardır.Belirli kuralların dışına çıkılarak yapılan düzensiz seslendirmelere müzik diyemeyiz.Müziksel anlatımın bir düzeni vardır. İlkokulda okumayı yazmayı öğrenirken nasıl bazı kuralları çiğnememeyi öğrendiysek müzikte de ana kuralları çiğneyrek müzik yapmamız mümkün olmaz. Aksi taktirde kullandığımız kelimeler yeryer yetersiz kalıpkuracağımız cümleleri anlamsızlaştırır.Yukaradı anlattığımıza bakılarak müziğin edebiyat gibi bir sanat olduğunu düşünmeyinmüzik genel olarak bir duyguyu ifade ederbu duygular sevinçhüzün veya tutku vb. gibi duygulardır.Geriye kalan tüm anlamlar her insanın kendi algısına göre değişirsizi çok hüzünlendiren bir eser belki bir başka kişiyi aynı oranda hüzünlendirmediği gibi tutku içerisine sürükleyebilir.Müzik evrensel dir.Gerçek müzisyenler müziklerin herhangi bir mekanaülaaae veya kıtaya ait olmadığını bilirler.Müzik herkesindirsizinbizim ve toplumlarındır.
Müziğin ana maddesi ses olduğu için soyut bir olgudur.Bu yüzden müziğin hayalgücü sınırsızdır.En önemlisi müzik ruhumuza hitap ederruhumuzu besler bakış açımızı etkiler.Müzikler enstrüman müzikleri ve sözlü müzik olarak iki ana grupta toplanır.Sözlü müzikte ağırlık müziğin duygusal desteği ile birlikte sözler üzerine inşa edilirenstrümantal müzikte ise sadece enstrümanların yarattığı müziğin etkisi söz konusudurbu tür müziklerin algısı ve takibi daha güçtür.

Eserlerin Oluşumu;
Bir eserin oluşması için gerekli olanlarmüziği yapacak olan insan (müzisyen) seslerin oluşumubu seslerin düzenlenip anlamlandırılması ve müzisyenin yaratıcılığıdır.Bunlar bir arada olduğu zaman beste oluşur.Müzik ilk çağlardan beri var olan bir sanat olmasına rağmenmüziğin gelişimine açılan kapıları Bach (1685-1750) açmıştır.Bach Almanİtalyan ve Fransız sitillerini kullanarak birçok eser meydana getirmiştir ve müzik tarihinde dönüm noktası yaratan kontrpuan tekniğini icat etmiştir.Mozart ise Bach'tan sonra bilinçli bir şekilde tüm stilleri birleştirerek müziğe yeni bir soluk kazandırmıştır.
Her bestecinin bir stili vardırbu stilleri eserlerinin tanınmasında ve eserin karakterini ortaya koymasında büyük rol oynar.Bunlara ilaveten her müzik dönemininde bir stili vardırbuda bize bir sonraki bestecinin bir önceki besteciden etkilenebildiğinin açık ispatıdır.
Bireyler ve Müzik;
Müzik yaşamın her aşamasında insanların yanındadıranne karnında işittiğimiz annemizin kalp atışları ile ritmimizi kazanırız.Küçük yaşlarda televizyonda müzik duyunca heyecanlanırızokulda törenlerimizdebandodaki görevimizde hep müzik vardır.Okulda tenefüse çıkmak için bile o zilin sesini heyecenla bekleriz.Cep telefonlarımıza sayısız müzik kayıt ederiz.Bu örneklerin hepsini yazmak istersem bu sayfalar dolup taşar.Bazı çevrelerde müzik ile içiçe büyüyen çocuklarda müzik kabiliyeti çok erken yaşta büyük bir hızla yükselir.İnsanların çocukluğunda mevcut öğrenme kabiliyetleri bir yetişkinden çok daha fazladır.Müzikle içiçe büyüyen çocuklar kısa sürede tempoları ve müziğin dilini kavrarlar ve genç yaşlarda çok başarılı müzisyenler olurlar.Bunun temelinde seslerle anlaşma ve onları düzenleyebilme vardır.Örneğin İspanyol bir ailenin çocuğu olan Flamenco gitaristi Paco de Lucia çocuk yaşta ailesinden bu sanatı öğrenirgelenekleri ve yaşadığı bölge onu bu sanatta tüm dünyada hiçbir insanın ulaşamayacağı bir ustalığa götürmüştür.Çünkü bu sanat onun doğup büyüdüğü topraklarda kök salmıştır.

Müzik yeri geldiğinde insanı düşündürürhüzünlendirir veya eğlendirir.Bu örnekleri çoğaltmak mümkündürbunu müzik türlerinin çeşitliliğine borçluyuz.Örneğin düğünlerde halay çekilirherkez birbiri ile el ele tutuşupdans eder. Müzik toplumları dayanışmaya sürükler.Müzik = Kültür dür.Müzik insanların yozlaşmamasını değerlerini yitirmemesinigeçmiş ile gelecek arasındaki köprülerin kurulmasını sağlar.Günümüzde müzik aynı zamanda bir sektör olmuştur ve milyonlarca insan bu sektörden geçim elde etmektedir.Tüketilen müziklerarşivlenen müzikler bu ticareti hep daha etkin kılmıştır.Ünlü solist Freddie Mercury şöyle demiştir "Müziklerimi insanları mutlu etmek için yapıyorumdinledikten sonra kaldırıp çöpe atsınlar ve yorulmasınlar diye" Bana sorarsanız çok mütevazi bir yaklaşım.Onun müziklerini arşivimden asla çıkaramam.İki tür müzisyen vardıramatör ve profesyonel.Amatör müzisyenler müziğe olan sevgilerinden dolayı müzikle ilgilenirlerprofesyoneller ise müzikten geçim sağlayan insanlardır.Bu arada profesyoneller müziği sevmeden yaparlar demek istemiyorum.Ama bir gerçeklik payı vardır kiistediğniz müziği yaparak hayatınızı kazanmak her zaman kolay olmaz.

Besteyi oluşturduktan sonra yapmamız gereken şeyonu yazılı bir hale getirmektirbunu yapmazsak müziğimiz kısa zamanda unutulup yok olabilir.Bu nedenle müziği notaya dökmek her zaman yapılması gereken bir harekettir.Bunu yaptıktan sonra bu sanatı paylaşmak için dinleyiciye ihtiyaç duyarızçünkü yapıtımızın insanlar ile buluşması ve duyguların paylaşılması gerekmektedir.

Her zaman eseri oluşturan kişi eseri seslendirmezsadece bunu yapan müzisyenlere yorumcu denir.Yorumcular bestelenen eserlere kendi yetenelerinin verdiği ışıltıları saçarlar.işte o zaman eser gerçek değerine kavuşur.Tabii burada dinleyicileri unutmamak gerekironlar çok önemlidir dinleyicisi olmayan bir eserin hakkında yorum bile oluşamaz.Bu nedenle besteciyorumcu ve dinleyici ayrı ayrı önemleri olan olgulardır.

Ses sanatının gelişiminde önemle üzerinde durulması gereken üç önemli dönüm noktası vardır;
1. Müzik Yazısının kullanılması (Antik Yunan Çağında)
2. Nota Basımı (15. Yüzyılda)
3. Ses Kaydı (19.Yüzyıl sonu / 20.Yüzyıl başında)

Bu gelişmelermüzik yazısının kullanımı ile melodik ve ritmik hareketlerin kağıt üzerine aktarılarak unutumamasınanota basımı ile eserlerin ortak dil kullanılarak yazıya dökülmesineher icracı tarafından kolayca anlaşılabilir hale gelmesine ve ölümsüzleşmesineses kayıdının icadı ile eserin toplumlara ulaşarak sevilerek dinlenmesine ve saklanmasına imkan vermiştir.



bU BiLimSeLi bnce bu qadar cHoq şeye qereq yoq bn söLiim müziq yaşam tarzıdır...
_________________